0-6 Yaş Çocuklarında En Sık Görülen Hastalıklar, Belirtileri, Nedenleri ve Tedavileri

0 79

0-6 yaş çocukları pek çok yakınma ve şikayet tablosu ile karşılaşılan, çocuğun çok defa kendisini tam olarak ifade edemediği veya ilk kez tanımlamaya çalıştığı rahatsızlıkların görüldüğü dönemdir.

0-6 Yaş çocuklarında sık görülen şikayetleri sizler için değerlendirdik;

1.Ağız Yaraları(Aftlar) ve Pamukçuk

Pamukçuk olarak tanımlanan hastalık; yenidoğan ve süt çocukluğu döneminde görülen, dil, yanak ve damakta görülebilen bir çeşit kandida enfeksiyonu yani mantar hastalığıdır. Ağız içerisinde tanımlanan tüm bölgelerde görülebilir. En tipik özelliği ağzın her iki tarafında da görülen beyaz lekelerdir. Bu lekeler oldukça küçük olmakla birlikte toplu iğne başı kadar olarak tanımlanabilir. Ağız içerisinde kümelenmiş halde bulunan bu beyaz lekeler, süt pıhtısı görünümüne sahiptir.

Pamukçuk, genel olarak bağışıklık sistemi zayıf, iyi bakılmayan veya prematüre bebeklerde görülür. Bebeğin ağız içerisinde yangı ve ağrıya neden olan pamukçuk nedeniyle emme güçlüğü yaşanır. Anne memesinin temizlenmesi, memenin temiz tutulmasının yanında biberon ve emziklerin düzenli olarak temizlenmesi ve kaynatılması gereklidir. Her mama saatini takip eden süre içerisinde bebeğe su içirilmeli ve bol sıvı tüketmesi sağlanarak ağız kuruluğunun önüne geçilmelidir.

Bebeklerde pamukçuk (Dil üzerinde yerleşmiş
Pamukçuk görülen bebekler için gereken tüm hijyen sağlanmasına rağmen lekeler geçmiyor ise karbonat emdirilmiş bir tülbent aracılığı ile baskı uygulanmadan bebeğin ağzı ve iç kısmı hafif hareketlerle gün içerisinde birkaç kez temizlenmelidir.

Süt çocukluğu döneminin ardından da ağız içerisinde nedeni belirlenemeyen yaralar (aft) oluşabilir. Ağız hijyeninin yeterli olmaması, süt dişlerinin ağızda yer almaya başlaması ile birlikte oluşan lokal ateş, iştahsızlık veya ağız kuruluğu sebebiyle çocuğun ağzında yaralar görülebilir. Ayrıca çocuğun genel sistemik durumu, enfektif hastalıklar ve vitamin eksikliği gibi nedenlerle de çocukların ağzında yaralar görülür.

Bu tür durumlarda çocuğun ağzını temiz tutması, düzenli diş fırçalamasının yanında yumuşak kıvamlı besinlerle beslenmesi ve emzik, biberon veya ağzına götürdüğü oyuncakların dezenfekte edilmesi oldukça önemlidir.

2. Karın Ağrısı ve Gaz Sancıları

Bebeklik döneminde yaşanan en önemli şikayetlerden başlıcaları karın ağrısı ve gaz sancılarıdır. Bebek, emzirildiği esnada anneden süt ile birlikte bir miktar havayı da yutar. Bebeğin her emzirmeden sonra anne tarafından baş ve omuz hizasında dik tutularak sırtını sıvazlaması ve midede oluşan bu havanın çıkmasını sağlaması gereklidir. Ancak bu hareket esnasında dikkatli olunmalı, bebeğin gazı çıkarılırken yediği besinlerin bir kısmını kusabileceği unutulmamalıdır.
Bilinçsizce yapılan hareketler sonucu kusma esnasındaki besinler bebeğin soluk borusuna kaçabilir. İşte bu nedenle annenin bu konuda oldukça bilinçli ve dikkatli olması gerekmektedir.
Bebeklerde gaz çıkarma yöntemleri ve pozisyonları:

Gaz çıkarma işlemi, bebeğin annenin dizleri üzerine yüzüstü yatırıldığı pozisyonda da yapılabilir. Bu şekilde uygulanan masaj sonrası oluşan gark sesi ile birlikte bebeğin rahatladığı izlenecektir. Gazı çıkarılmayan bebekler için karın bölgesinde şişlik ve son derece sancılı bir süreç başlar. Bebeklerin çoğu zaman yaşadığı bu sorun nedeniyle uyku düzeni bozulur, huzursuz bebekler ilerleyen dönemde anne ve babalarının da endişelenmesine neden olur.
Bebeğin annenin dizine yüzüstü yatırılması
Bebeklerde sıklıkla yaşanan gaz sancıları, bebeğin 3. Ayını tamamlamasıyla birlikte kaybolur. 4 aylıktan büyük bebekler ve çocuklarda görülen gaz sancıları veya karın ağrıları genellikle üşütme veya alınan gıdalardan kaynaklanır. Bu yaş grubundaki çocuklarda bağırsakların çalışmaya başlamasıyla çocuk kendi gazını çıkarabilir.

Çocuklarda görülen karın ağrıları, genellikle sindirim sisteminde gelişen sorunlarla ilgilidir. Zaman zaman kusma ve ishal ile birlikte görülebilir. Ateşle beraber görülen karın ağrısı, kusma ve ishal tablolarında zehirlenmelerden veya enfeksiyondan şüphe edilebilir.
Karın ağrıları çoğunlukla çocukluk döneminde psikolojik olarak da izlenebilen, kendiliğinden geçebilen ağrılardır.

Karın ağrısının geçmediği ve şiddetli olarak devam ettiği durumlarda, ateş, kusma ve ishal görülüyorsa mutlaka bir doktora danışılmalıdır. Bu tür durumlarda geç kalınmaması ve özellikle ateşin kontrol altına alınması gereklidir.

Çocuklarda karın ağrısı, bağırsak parazitleri, mikroorganizmalar veya bağırsak düğümlenmesi gibi sebeplerle görülebildiği gibi çocuğun tanımlayamadığı apandist ağrısı ile de karıştırılabilir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.